Annesini kaybetmiş bir serçe yavrusu gibi hissediyorum kendimi.
Öyle aciz, öyle yalnız, öyle uçmayı öğrenmeden terkedilmiş hayata...
Koskoca kainatın bağrına bırakılmış bir serçe yavrusunun yalnızlığı var kalbimde...
Ne zaman hüzün birikse içimde "Yüreğimde bir coçuk ağlıyor" cümlesi yankılanıyor bedenimde... Ben büyürken yüreğimi de büyütmesini becerememişim, yüreğim hep cocuk kalmıs aslında... Ne ölçülü davranmayı nede yerinde doğru karar vermeyi başarabilir... Zora geldiginde ağlayan en küçük şeyde sevinen haylaz ama bir o kadarda duygusal küçük bir coçuk benim yüreğim...
Neden bu kadar çok ağladıgımı soranlara bir türlü anlatamıyorum içimde hissettiğim garipligi, yalnızlığı...
Ben susmayı tercih ediyorum... Yüreğim ise ağlamayı...
Ağlamak, aslında kaçmaktır hayatın gerçeklerinden, yüzlesmekten daha kolaydır....
Kaçmak nereye gittigini bilmediğin, sonunu göremediğin bir yola sapmaktır, doğru olma ihtimali olsada, korkmaktır...
Korkmak belki güvenememektir, insanlara, sevdalara, hayata...
Evet, evet, aslında güvenememektir...
Korkmak, güvenememek belki sadece kabuğuma çekilebilmek icin bahane...
Belki kendimi saklayabilmek icin, belki yüreğimi göstermemek icin uydurduğum bahaneler...
Dedim ya, benim yüreğim hala küçük bir çocuk, belki düşmekten, dizlerimi kanatmaktan, belki sevmekten yüreğimi kanatmaktan korkuyorum...
Kırılmaktan korkuyorum...
Öyle aciz, öyle yalnız, öyle uçmayı öğrenmeden terkedilmiş hayata...
Koskoca kainatın bağrına bırakılmış bir serçe yavrusunun yalnızlığı var kalbimde...
Ne zaman hüzün birikse içimde "Yüreğimde bir coçuk ağlıyor" cümlesi yankılanıyor bedenimde... Ben büyürken yüreğimi de büyütmesini becerememişim, yüreğim hep cocuk kalmıs aslında... Ne ölçülü davranmayı nede yerinde doğru karar vermeyi başarabilir... Zora geldiginde ağlayan en küçük şeyde sevinen haylaz ama bir o kadarda duygusal küçük bir coçuk benim yüreğim...
Neden bu kadar çok ağladıgımı soranlara bir türlü anlatamıyorum içimde hissettiğim garipligi, yalnızlığı...
Ben susmayı tercih ediyorum... Yüreğim ise ağlamayı...
Ağlamak, aslında kaçmaktır hayatın gerçeklerinden, yüzlesmekten daha kolaydır....
Kaçmak nereye gittigini bilmediğin, sonunu göremediğin bir yola sapmaktır, doğru olma ihtimali olsada, korkmaktır...
Korkmak belki güvenememektir, insanlara, sevdalara, hayata...
Evet, evet, aslında güvenememektir...
Korkmak, güvenememek belki sadece kabuğuma çekilebilmek icin bahane...
Belki kendimi saklayabilmek icin, belki yüreğimi göstermemek icin uydurduğum bahaneler...
Dedim ya, benim yüreğim hala küçük bir çocuk, belki düşmekten, dizlerimi kanatmaktan, belki sevmekten yüreğimi kanatmaktan korkuyorum...
Kırılmaktan korkuyorum...

ALışma bana,ne yapacağım beLLi oLmaz,bugün varım,yarın birden yok oLurum
Dokunma bana,kapanmamış yaraLarLa doLuyum
Sevme beni,yoğun duyguLarımda kayboLursun
Çözmeye çaLışma sakın,seninLe karışır iyice kördüğüm oLurum
Güveniyorsan kendine inandır beni aşkın varLığına,sonucunda öyLe bir aşk yaşatırımki,vazgeçemezsin,tutkun oLurum ..
YıkabiLirsen duvarLarımı,sakin bırakma beni,tüm tutkuLarım ve gücümün arkasında
haLa minik bir çocuğum,büyütemezsen kayboLurum

TAKLITLERIMDEN SAKININ 
