LIVE
🏛️ LEGEND Jewel Visitor record held by fahri for 13 years — unbeaten!
🏛️ LEGEND Kill Zombies record held by kahraman for 16 years — unbeaten!
⚡ LEGEND TOPPLED arinberk toppled baran2006's 14-year legend: Mahjongg 3D Pyramid
bidibidiAI user
gulen gülen joined the legends!
bidibidiAI user
gulen gülen joined the legends!
game NEW GAME: Knowledge Cube
game NEW GAME: Ancient Gods
game NEW GAME: History of Empires
A 14-year legend has fallen! arinberk broke the Mahjongg 3D Pyramid record. See

Mevlanadan derlemeler

started by güneşsiz yarınım 11 October 2011 14-year-old topic 0 Replies 1.707


A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.

Acele şeytan hilesidir, sabır ve tedbir Allah lütfu.

Acı su da, tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma. Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır.

Açlık ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir düşünsene.

Adam savaşmakla çetin er sayılmaz. Öfkelendiği zaman kendini tutabilendir çetin.

Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.

Ağlayışın, feryat edişin bir sesi, sureti vardır. Zararın ise sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.

Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.

Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle aslanın sesi gibi meydandadır.

Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar.

Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür.

Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.

Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söylediği her şeyi düşünür.

Akıllılar önceden ağlar, bilgisizlerse işin sonunda başlarını vurur. Işin başında sonunu gör de ceza gününde pişman olma.

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.

Aklın yoksa yandın. Ya kalbin yoksa, o zaman sen zaten yoksun ki.

Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.

Allah ile birleşmek demek, varlığının O'nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.

Allah üstünlük bakımından gözyaşını şehitlerin kanı ile eş tuttu.

Allah yüzünü çirkin yaratmışsa; kendine gel de, hem çirkin yüzlü, hem çirkin huylu olma bari.

Allah'ım. Sen kimi dertle hasta etmek dilersen, ona ağlayış kapısını kapatırsın. Kimi de beladan kurtarmak dilersen, gönlüne sızlanma ve ağlayış verirsin.

Alışan güvercin rüzgarda sallanan sazlıktan kaçar mı hiç? O sazlıktan göklere uçan, yere alışmamış olan güvercin ürker ve kaçar.

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir, bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

Altın aramıyorum; altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?

Anlayış, edep şehirlilerde; ziyafet, garip konaklamak da köylülerdedir.

Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir.

Aslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir aslan.

Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşığın bütün sırları meydandadır.

Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.

Aşk her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez.

Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır.

Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.

Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret.

Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer kaf dağıdır. Akbaba gibi leş avlamayız biz.

Ay yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.

Ayın geceye sabretmesi onu apaydın eder. Gülün dikene sabretmesi güle güzel bir koku verir. Aslanın sabredip pislik içinde beklemesi onu deve yavrusu ile doyurur.

Ayıpsız dost arayan dostsuz kalır.

Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil.

Aynanın berraklığını yüzüne karşı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur.

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman yıl gibi gelir.

Bağış kine merhemdir.

Bal yiyen arısından gocunmaz.

Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal.

Başın ırmağın suyuna dalmışsa suyun rengini nasıl görebilirsin?

Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol.

Bil ki domuzların önüne elmaslar serilmez, mücevherden ancak sarraflar anlar, başkası bilmez. Ne fark eder ki kör insan için elmas da bir, cam da. Sana bakan kör ise kendini camdan sanma.

Bilginin iki kanadı vardır, şüphenin tek.

Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.

Bir adamın camilere alıştığını görürseniz, imanlı olduğuna şahitlik ediniz.

Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o?

Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür.

Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir.

Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana.

Bir katre olma, kendini deniz haline getir. Mademki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin.

Bir kuyudan her gün toprak çeker, her gün orayı kazar, eşersen, sonunda arı duru suya ulaşırsın.

Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah'ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez.

Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, aramamak demektir.

Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

Biz tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.

Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?

Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?

Bütün kainat birbirine sevgi ile bağlanmış. Sevgini vermesini öğren. Çünkü gönlün anlasın ki hepsine yer varmış. Sevgisiz insandan dünya, unutma ki korkarmış.

Cahil olanların merhameti ve lütfu azdır.

Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.

Can, doğan kuşuna benzer; beden ona bir tuzak.

Canım bedenimde oldukça; kulum, köleyim, seçilmiş Muhammed'in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse; o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.

Cenab-ı Hak kafir için necis dedi. Fakat dikkat et ki kafirlerin dışı pis değildir. O pislik onların din ve ahlakındadır.

Cibilliyetsize ilim öğretmek, eşkıyanın eline kılıç vermektir.

Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik insanın zatında bulunan bir hünerdir.

Çalınmış kumaş devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.

Çalış çabala da nura ulaş. Pekmezin içinde ne kaynatılırsa pekmez lezzeti alır. Havuç, elma, ayva, ceviz pekmezde kaynasa pekmez tadı alır. Bilgi nura karışırsa inatçı ve kötü kişiler bile bilgiden nur bulur.

Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir.

Davud'un elinde demir mum oluyor, senin elindeyse mum demire dönüyor.

Demirciliği bilmiyorsan, demirci ocağından geçerken sakalın da yanar, saçın da.

Denizde inciler derinde, çerçöp sahilde olur.

Denizden bile yerine su koymadan devamlı su alsan, bu işin denizleri çöle çevirir.

Denizin dibinde incilerle taşlar karışık olarak bulunurlar, övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunurlar.

Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kâse tutacakmışım?

Dert insanı yokluğa götüren rahvan attır.

Dert insana yol gösterir.

Dışardan ışık kaynağı olmazsa, gözler renkleri fark etmez.

Dıştaki ateş suyla söner. Şehvet ateşi, parladıkça parlar; adamın yüzünün suyunu yerlere döker.

Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.

Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?

Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.

Din düşmanlarının başına kılıç ol, kurt gibilere ateş saç; çünkü onlar, Yusuf düşmanıdırlar.

Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.

Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.

Doğruluk, Musa'nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.

Dosttan, yakınlardan gelen bir cefa, düşmanın üç yüz bin cefasına bedeldir.

Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.

Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.

Dünyaya demir atmış Karun'u yer çekti, yuttu. Ulular ulusu Isa'yı gökyüzü çekti, yüceltti.

Dünya köpüktür. Ilahi sıfatlarsa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.

Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.

Dünya tuzaktır. Yemi de istek. Istek tuzaklarından kaçının.

Eğer "parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz" diyorsan diken ye, diken de gülle beraberdir.

Eğer Müslümanca yaşamak istersen Kurân'a sarıl çünkü onsuz Islamî hayat mümkün değildir.

Eğri ayağın gölgesi de eğridir.

Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.

Ekme günü, gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür, karşılığını bulma günüdür.

Ekmek beden hapishanesinin mimarıdır.

Eşek için katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek inciyle denizin varlığından da şüphe eder.

Eşeğin ardını öpmekte bir tat, tuz yoktur. Faydasız yere sakalını, bıyığını kokutur.

Eşek suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa.

Eşekten şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.

Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.

Ey Insan. Kaf dağı kadar yüksekte olsan da kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma, her şeyin bir hesabı var; üzdüğün kadar üzülürsün.

Ey Müslüman. Edep nedir diye sorarsan, bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.

Filozofların felsefesi insanoğlunun zan ve şüphesini artırır. Islam'ın hikmeti ise insanı yücelere ulaştırır.

Firavun yüz binlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi.

Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.

Genişlik, sabırdan doğar.

Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.

Gönül nuru olmayan gönül, gönül değildir. Bedende ruh yoksa topraktır.

Gördün ya, beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.

Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak.

Gözünüzü açıp Kurân'a bakınız. Allah kelâmı olan Kurân'ın tüm ayetleri edep öğretmektedir.

Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.

Gül düşünür, gülistan olursun; diken düşünür, dikenlik olursun.

Gül kokusu arıyorsun ama burnuna sarımsak tıkamışsın.

Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan.

Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı.

Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de.

Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yakadur.

Güneşin ışığı pisliğe vursa bile pislenmez. Işıktır o.

Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.

Güzel yüz aynaya aşıktır.

Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. Ister Hintli olsun, ister Türk, ister Arap. Şekline, rengine bakma. Maksadı ne, ona bak.

Hak'tan bahar fermanı gelmedikçe toprak sırrını açmaz.

Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?

Hani bir hayvan vardır, porsuktur adı. Dayak yedikçe semirir, büyür, köteği yedikçe daha iyileşir, sopa vuruldukça semirir, insan da gerçekte porsuktur, çünkü o da dert, mihnet sopasıyla büyür, semizleşir.

Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir. Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır.

Hayatının gidişi Hazreti Muhammed'in sünnetinden sapmasın. Onu bırakma. Kendi aklına ve hünerine az güven.

Hem gam çağında, hem selamet çağında Allah'a dayanmadan, tamamen ona teslim olmadan başka her şey düzendir, tuzaktır.

Her birimiz tek kanatlı melekleriz ve bizler ancak birbirimizi kucaklayarak uçabiliriz.

Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı sırlara ulaşılır.

Her insan bir âlemdir. Insan düşünceden ibarettir, geri kalan et ve sinirdir.

Her korkuda binlerce eminlik vardır, göz karasında onca aydınlık mevcut.

Her rüzgarla otlar gibi sallanırsan, dağlar kadar olsan da bir ota değmezsin.

Her şey kader ile takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki rahat edesin.

Her şeyi aramadıkça bulamazsın. Fakat bu dost başka, bunu bulmadan arayamazsın.

Her zaman doğruyu söyle ama her zaman her doğruyu değil.

Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?

Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış tanrıdan medet umuyorlar.

Hırs çirkinlikleri bile güzel gösterir.

Hırs insanı kör ve ahmak eder. Bilgisiz hale sokar da ölümü kolaylaştırır.

Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.

Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir.

Hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki; ha bir altın çalmışsın, ha bir iğne.

Hiç ay, yeryüzünde ev sahibi olur mu?

Hiç köpeğin havlaması ayın kulağına değer mi?

Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.

Hiçbir ölü öldüğüne hayıflanmaz, sadece azığının azlığına hayıflanır. Ölen, kuyudan ovaya çıkmış demektir.

Hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan; gelişip boy atan bitkiye; bitkiden yaşayış, derde uğrayış varlığına; sonra güzelim akıl, fikir, ayırt ediş varlığına geldin.

Hoş, güzel ömür, yakınlık âleminde can beslemektir. Kuzgunun ömrü ise fışkı yemeye yarar.

Huzurunda bulunmayanlara bile böyle elbiseler, böyle yiyecekler verirse, kim bilir konuğun önüne ne nimetler koyar.

Irmak suyunu tamamen içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.

Irz ve namustan mahrum olanlar millet ve vatan hissi taşımazlar. Böylelerinden sakınılmalıdır.

Içen akıllıysa aklının parlaklığı daha da artar fakat kötü huyluysa daha beter olur. Ama halkın çoğu kötü olduğundan, beğenilmez huylara sahip bulunduğundan, içki herkese haram edilmiştir.

Içinde azıcık nur olmayana dışarıdan verilen öğüt fayda vermez.

Içteki kiri su değil ancak gözyaşı temizler.

Iki kişinin bildiği, sır değildir.

Iki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu âlem yok değildir. Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.

Iki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar çünkü ikilik mevcuttur.

Iki yüz batman balın üstüne bir okka sirke döksen, balın içinde erir, gider. Balı tattın mı sirkenin tadını bulamazsın fakat tartarsan bir okka fazla gelir. Demek ki sirke hem yok olmuştur, hem vardır.

Iman namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.

Inanan inananın aynasıdır.

Inanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.

Inciyi sedefin içinde ara, hüneri de sanat ehlinden iste.

Insan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır.

Insan gözdür, görüştür; gerisi ettir. Insanın gözü neyi görüyorsa kendi değeri o kadardır.

Insan gözden ibarettir aslında. Geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir.

Insan içki içmekte serbest ama sarhoş olmakta serbest değildir.

Insana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.

Insanlar, güller arasında dikenler bulunduğundan şikayet edeceklerine, dikenler arasında güller yaratıldığına şükretmelidir.

Insanların en hayırlısı insanlara faydası olandır. Sözün en hayırlısı az ve anlaşılır olandır.

Insanoğlu dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısının perdesidir. Yel perdeyi kaldırdı mı ne varsa belirir bize.

Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.

Iyi dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur.

Kadınlar aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.

Kadınlarda hayvani sıfat fazladır. Çünkü kadın koku ve renge fazlaca meyleder.

Kanat vardır doğanı padişaha götürür, kanat vardır kuzgunu leşe götürür.

Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.

Kara odun ateşe eş oldu mu karalığı gider, tamamen ışık kesilir.

Kargalar gülistanı işgal ettiklerinde bülbüller siner ve susar.

Kasırga pek çok ağaç yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.

Kendi körlüğünü tedavi etmeye çalış, yoksa âlem hep O'dur, fakat O'nu görecek göz olmalıdır.

Kendini noksan gören kişi olgunlaşmaya on atla koşar. Kendini olgun sanan ise Allah'a bu zannı sebebiyle ulaşamaz.

Kızgınlıkla gönüllere ateş saldın mı, cehennem ateşinin aslı oldun, gitti.

Kibir kokusu, hırs kokusu, tamah kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.

Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.

Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.

Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı ancak gül sayesinde.

Kin sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de.

Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.

Korukla üzüm birbirine zıttır ama koruk olgunlaştı mı güzel bir dost olur.

Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca ne güzel katıktır.

Köpekler gibi kızmayı bırak, aslanların gazabına bak. Aslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.

Kör cehalet çirkefleştirir insanları. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım vardır elbet. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye. Bir de söyleyene bakarım adam mı diye.

Kötü nefis, yırtıcı kuştur.

Kötü zanda bulunan kişi çirkindir. Aslında o kendi içini vurur karşıya.

Kötülerin övülmesi arşı titretir.

Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde şaşılacak bir şey yoktur. Şaşılacak olan odur ki bu kuzu, kurda gönül bağlamış, âşık olmuştur.

Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.

Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar?

Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.

Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?

Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.

Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir, helvadır.

Mademki akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak.

Mademki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, mademki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.

Mademki rızkı taksim eden O'dur, o halde şikâyet küfürdür. Sabır gerekir. Sabır, genişliğe ulaşmanın anahtarıdır. Allah'tan başka herkes düşmandır. Sen asıl dostu düşmanlara şikâyet eder, halinden sızlanırsın öyle mi? Padişah köleye şikâyet edilir mi? Akıllı ol.

Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak, malı yitmekten korur.

Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.

Mideyi bırak da gönül tarafına salın. Salın da Allah'tan perdesiz selam alasın.

Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.

Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.

Mücevherler vakitle alınabilir ama vakitler mücevherle alınamaz.

Mümin bir kopuza benzer. Mademki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran olmadıkça feryat etmez.

Münafığın özrü kabul edilmez. Çünkü o özür dilindedir kalbinde değil.

Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.

Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

Nefsinin istediğini yapıp da bir de "inşallah" demek Allah'la alay etmektir. Kimi kandırıyorsun?

Nerde akarsu varsa, orada yeşillik vardır. Nerde akan gözyaşı varsa, oraya rahmet gelir.

Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehri ile. Içindekine bakarsan Padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.

O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.

O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.

Oltandaki et lokması, balık avlamak içindir. Öyle lokma ne bağıştır ne cömertlik.

Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.

Oyun, görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.

Öküz, ansızın Bağdat'a gelir, şehri bir baştan öte gezip, dolaşır. Bütün o zevki, hoşluğu, tadı, tuzu görmez de göre göre karpuz kabuğunu görür.

Ölülerle savaşıp gazilik elde edilmez.

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız, Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir.

Padişah, töhmet altına alınanı Karun'a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.

Padişahın adamlarından biri, zindanın burcunu yıksa, zindancının gönlü bu yüzden kırılır mı hiç?

Peygamberler insanları Allah'a ulaştırmak için gelmişlerdir. Insanların hepsi bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar?

Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.

Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. Iblisten daha ihtiyar kim var?

Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.

Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir.

Resim ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?

Resimler ister haberleri olsun, ister olmasın, hepsi de ressamın elindedir, o elden çıkar.

Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.

Sabır genişliğin anahtarıdır.

Sabır insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.

Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.

Sarhoş, cinayeti yapar da sonra "özrüm vardı, kendimde değildim" der. Kendinde olmayış, kendiliğinden gelmedi sana, onu sen çağırdın.

Satrançta piyon yola çıkar da, sonunda yüce vezir olur.

Secde ve rükû, varlık tokmağını, Allah kapısına vurmaktır. Çok vur, mutlaka açılır kapı.

Sen anılması güzel olan söz ol. Çünkü insan, kendisi hakkında söylenilen güzel sözlerden ibarettir.

Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?

Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez.

Sen, yerdeki yeşillik gibisin, ayağın bağlı. Bir yel esti mi, tam inanca ulaşmadan başını sallarsın.

Sen de sağ eline bir sopa aldın ama senin elin nerede, Musa'nın eli nerede.

Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak.

Sen zayıfları yardımcısız, kimsesiz sanma; Kurân'dan "Izâ câe nasrullâh"ı oku.

Sende en iyi ne varsa, dostuna onu ver.

Senin için başkasını terk eden, başkası için de seni terk eder.

Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.

Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.

Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı.

Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.

Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil.

Sonsuzun iki yanı da yoktur, ortası nasıl olabilir?

Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.

Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.

Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı'ya makbuldür.

Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır.

Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır.

Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını, şarabı verene aç.

Şu deredeki su, kaç kere değişti, yıldızların akisleri hep yerinde.

Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.

Şu tertemiz tarlaya sevgiden başka bir tohum ekmeyiz biz.

Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?

Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile Allah'ı görmüş olur.

Taş taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?

Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.

Ten midesi insanı samanlığa, gönül midesi reyhana çeker. Ot ve arpa yiyen kurban olur, Allah nuruyla nurlanan Kurân olur. Senin yarın pislik, yarın da misktir; Kurân'la miskini artır.

Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.

Testide ne varsa dışına o sızar.

Terazide arpa altınla yoldaş olur ama bu, arpanın da altın gibi değerli olmasından değildir.

Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur.

Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden, o zaman da biz inciniriz.

Tövbe bineği şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.

Tutalım ki Ali'den zülfikar sana miras kaldı. Sende Ali kolu ve kalbi yoksa zülfikar neye yarar ki?

Tuzağa saçtığın taneler cömertlik sayılmaz ki.

Uçan kuş yeryüzünde kalsa tasalanır, derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu, kümes hayvanı, yeryüzünde sevinçle yürür, yem toplar, neşeyle koşar, durur.

Üç sözden fazla değil. Bütün ömrüm şu üç söz: Hamdım, piştim, yandım.

Ümit güvenlik yolunun başıdır.

Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyveler aşağı doğru çeker. Meyvesiz bir dalın ucu ise servi ağacı gibi havada olur.

Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur.

Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazeretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş.

Verdiğini geri alan kişi, köpek gibi kusmuğunu yemiş olur.

Yarasından taze kan sızan gönül ehline, dostların yüzünü görmek merhem gibidir.

Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, kalemin oynamasıyla yazı yazılıyor sanır.

Yemekle dolu mide, şeytanın pazarıdır.

Yerde bir zayıf aman dilerse, gökyüzü askerleri birbirlerine karışır.

Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.

Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçicidir fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir.

Yılan insanın sadece canını alır. Kötü arkadaş cehenneme sürer de ebedi hayatını mahveder.

Yılan yumurtası da serçe yumurtasına benzer ama aralarında ne kadar fark var.

Yokluk varlığın aynasıdır.

Yoksul cömertliğin aynasıdır.

Yol kesenler olmadıkça, lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça; sabırlılar, gerçek erler, yoksulları doyuranlar nasıl belirir, anlaşılır?

Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.

Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış. Oysa önünde yüzlerce dağ var.

Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.

Zahidin kıblesi, lütuf ve kerem sahibi Allah'tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbasıdır.

Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal sirkeyle belirir.

Zulüm demiriyle taşını birbirine vurma. Çünkü bu ikisi erkek ve kadın gibi çocuk meydana getirir.
"Her şey kader ile takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki, rahat edesin.”


"Işimiz Allah'a kalmışsa,Olmuş bil.."
(Şems-i Tebrizi)


"Görelim Mevlam Neyler Neylerse Güzel Eyler "(Erzurumlu Ibrahim Hakkı)

"Bismillâh Her Hayrın Başıdır. "(Bediüzzaman )

Nefsimize Agır Gelen Belkide Hakkımızda Hayırlı Olanıdır..
This topic was opened 14 years ago. Replying will be possible soon.