SU İÇME ÂDÂBI
Dinimizde yemek yemenin bir âdâbı olduğu gibi, su ve benzeri meşrubatı içmenin de bir usul ve âdabı vardır. Bu âdâba göre mümkün mertebe suyu bardakla içmeliyiz.
Suyu içivermeyi de Efendimiz (a.s.m) hoş karşılamamıştır.
“ Suyu, deve gibi bir nefeste içmeyiniz, belki iki veya üç nefeste içiniz. Ve besmele çekiniz. İçtikten sonra da Allah’a hamd ediniz. ” 1
Bu hadisten de anlaşılacağı gibi, suyu üç yudumda içmeli, başında “Bismillah”, sonunda da “ Elhamdülillah” demeliyiz.
Resul-ü Ekrem Efendimize (a.s.m) uzun zaman hizmet etmiş olan Enes (r.a), Peygamber Efendimizin su içerken acele etmediğini, her nefes alışta bardağı ağzından uzaklaştırdığını, bardağın içine asla nefesini vermediğini bildirir. Ebu Hureyre (r.a)’ın rivayetinde de şöyle buyurur:
“ Biriniz su içerken kabın içine solumasın. Tekrar yudumlamak isteyince kabı ağzından uzaklaştırıp (nefes alsın), sonra dilerse yeniden içsin.” 2
Peygamber Efendimiz su kaplarının ağızlarının kapatılmasını, dışardan yabancı maddelerin girmesini önlemeyi tavsiye etmektedir.
Su ve meşrubatın ayakta ve bir yere yaslanmış olarak değil, oturarak içilmesi daha uygundur. Peygamber Efendimiz ( a.s.m) suyu, ayakta içmeyi tercih etmez, çoğunlukla oturarak içerdi. Bazen ayakta içtiği de olmuştur. Onun çoğunlukla oturarak içmesi, bazen de ayakta oturarak içmeyi tercih etmesi, her ikisininde caiz ancak oturarak içmenin daha faziletli olduğuna işaret eder.
Bir toplulukta su, limonata, çay gibi içecek dağıtılırken bardağın sağ elle tutulması ve dağıtana göre sağ taraftan başlanması da Sünnet-i Seniyye adaplarındandır. Dağıtan kişini en son alması gerekir. Nitekim Hadis-i Şerifte, “ Bir cemaate su veren kimse, en son içer. Yani içmesi sonraya kalır.” 3 buyrulur
Peygamber Efendimiz (a.s.m) zemzem suyu içerken oturmaz, onu ayakta içerlerdi. Abdest aldığımız sudan arttığı zaman onu da ayakta içmenin bir mahzunu bulunmamaktadır.
Muhammed bin Abdurrahman anlatıyor:
Ben İbn-i Abbas (r.a) yanında oturuyordum. Ona bir adam gelmişti. “ Nereden geliyorsun?” diye sordu. Adam “ Zemzemden ” dedi. İbn-i Abbas “ Ondan gerektiği şekilde içtin mi? ” diye sordu. Adam “Nasıl?” deyince açıkladı : Zemzem içerken kıbleye döneceksin. Besmele çekeceksin. Üç kere nefes alıp kana kana içeceksin. İçip bitirince Aziz ve Celil olan Allah’a hamd edeceksin. Zira Aleyhissalatü Vesselam şöyle buyurdular:
“ Münafıklarla bizim aramızdaki fark, onların zemzemi kana kana içmemeleridir.” 4
Evet, zemzem suyunu ayakta içmek sünnettir. Çünkü Peygamberimiz zemzemi hep ayakta içmiştir. İbn-i Abbas (r.a) nakli şöyledir:
“ Resulullah (s.a.v)’e zemzem sundum, ayakta olduğu halde içti.” 5
Zemzem Abdest ve gusülde de kullanılır. Ancak temizlikte mekruhtur.
1- Tirmizi, Eşribe 3.
2- Canan Kütib-ü Sitte 17: 434.
3- Riyazü’s Salihin 2: 174.
4- Canan Kütib-ü Site 17: 384.
5- Davudoğlu 9: 327.
Dinimizde yemek yemenin bir âdâbı olduğu gibi, su ve benzeri meşrubatı içmenin de bir usul ve âdabı vardır. Bu âdâba göre mümkün mertebe suyu bardakla içmeliyiz.
Suyu içivermeyi de Efendimiz (a.s.m) hoş karşılamamıştır.
“ Suyu, deve gibi bir nefeste içmeyiniz, belki iki veya üç nefeste içiniz. Ve besmele çekiniz. İçtikten sonra da Allah’a hamd ediniz. ” 1
Bu hadisten de anlaşılacağı gibi, suyu üç yudumda içmeli, başında “Bismillah”, sonunda da “ Elhamdülillah” demeliyiz.
Resul-ü Ekrem Efendimize (a.s.m) uzun zaman hizmet etmiş olan Enes (r.a), Peygamber Efendimizin su içerken acele etmediğini, her nefes alışta bardağı ağzından uzaklaştırdığını, bardağın içine asla nefesini vermediğini bildirir. Ebu Hureyre (r.a)’ın rivayetinde de şöyle buyurur:
“ Biriniz su içerken kabın içine solumasın. Tekrar yudumlamak isteyince kabı ağzından uzaklaştırıp (nefes alsın), sonra dilerse yeniden içsin.” 2
Peygamber Efendimiz su kaplarının ağızlarının kapatılmasını, dışardan yabancı maddelerin girmesini önlemeyi tavsiye etmektedir.
Su ve meşrubatın ayakta ve bir yere yaslanmış olarak değil, oturarak içilmesi daha uygundur. Peygamber Efendimiz ( a.s.m) suyu, ayakta içmeyi tercih etmez, çoğunlukla oturarak içerdi. Bazen ayakta içtiği de olmuştur. Onun çoğunlukla oturarak içmesi, bazen de ayakta oturarak içmeyi tercih etmesi, her ikisininde caiz ancak oturarak içmenin daha faziletli olduğuna işaret eder.
Bir toplulukta su, limonata, çay gibi içecek dağıtılırken bardağın sağ elle tutulması ve dağıtana göre sağ taraftan başlanması da Sünnet-i Seniyye adaplarındandır. Dağıtan kişini en son alması gerekir. Nitekim Hadis-i Şerifte, “ Bir cemaate su veren kimse, en son içer. Yani içmesi sonraya kalır.” 3 buyrulur
Peygamber Efendimiz (a.s.m) zemzem suyu içerken oturmaz, onu ayakta içerlerdi. Abdest aldığımız sudan arttığı zaman onu da ayakta içmenin bir mahzunu bulunmamaktadır.
Muhammed bin Abdurrahman anlatıyor:
Ben İbn-i Abbas (r.a) yanında oturuyordum. Ona bir adam gelmişti. “ Nereden geliyorsun?” diye sordu. Adam “ Zemzemden ” dedi. İbn-i Abbas “ Ondan gerektiği şekilde içtin mi? ” diye sordu. Adam “Nasıl?” deyince açıkladı : Zemzem içerken kıbleye döneceksin. Besmele çekeceksin. Üç kere nefes alıp kana kana içeceksin. İçip bitirince Aziz ve Celil olan Allah’a hamd edeceksin. Zira Aleyhissalatü Vesselam şöyle buyurdular:
“ Münafıklarla bizim aramızdaki fark, onların zemzemi kana kana içmemeleridir.” 4
Evet, zemzem suyunu ayakta içmek sünnettir. Çünkü Peygamberimiz zemzemi hep ayakta içmiştir. İbn-i Abbas (r.a) nakli şöyledir:
“ Resulullah (s.a.v)’e zemzem sundum, ayakta olduğu halde içti.” 5
Zemzem Abdest ve gusülde de kullanılır. Ancak temizlikte mekruhtur.
1- Tirmizi, Eşribe 3.
2- Canan Kütib-ü Sitte 17: 434.
3- Riyazü’s Salihin 2: 174.
4- Canan Kütib-ü Site 17: 384.
5- Davudoğlu 9: 327.