Idris
Içindeki çocuğu alıp kaç Idris,
bırak paslı hançerlerle parçalamayı uykularını.
Ihanet torpil yapmaz, hasret ardına bakmaz;
kır kanlı bıçakları,
içindeki çocuğu alıp gel Idris!
Bir mavi için ağlama Idris,
itme şu duvarları,
gülümse, sütünü ver içindeki çocuğun.
Bilirim, mağlûbiyet
esrik gülüşler ardında paramparça bir perde;
yeter idris, vakur ol, onur var serde!
Anladım, vazgeçemezsin ondan, asla;
kardeşim, fazla alkol mevcut şimdi
damarlarındaki asil kanda.
Aldırma demiyorum sana;
aldırarak
aldırma.
Içindeki çocuğu şu kirli hayata uyandırm
Içindeki çocuğu alıp gel Idris,
coşkunu parlat ya da birkaç tek at,
küfürlerine tutunarak geç kaldırımlardan;
sonra bir kerhaneye git ve oturup ağla.
Kerhaneleri bütün dünyanın,
aşk kangrenlerinin yıkık çarşılarıdır...
Aldırma demiyorum sana;
aldırarak
aldırma;
içindeki çocuğu Idris, çocuğu uyandırma!
Ve yıllar geçer,
Idris’lerin kalplerindeki çocuklar daha ölüdür;
düşleri hâlâ terasta,
Idris’ler ise zemin katta kiracı oturur...
.
Yılmaz Odabaşı
Içindeki çocuğu alıp kaç Idris,
bırak paslı hançerlerle parçalamayı uykularını.
Ihanet torpil yapmaz, hasret ardına bakmaz;
kır kanlı bıçakları,
içindeki çocuğu alıp gel Idris!
Bir mavi için ağlama Idris,
itme şu duvarları,
gülümse, sütünü ver içindeki çocuğun.
Bilirim, mağlûbiyet
esrik gülüşler ardında paramparça bir perde;
yeter idris, vakur ol, onur var serde!
Anladım, vazgeçemezsin ondan, asla;
kardeşim, fazla alkol mevcut şimdi
damarlarındaki asil kanda.
Aldırma demiyorum sana;
aldırarak
aldırma.
Içindeki çocuğu şu kirli hayata uyandırm
Içindeki çocuğu alıp gel Idris,
coşkunu parlat ya da birkaç tek at,
küfürlerine tutunarak geç kaldırımlardan;
sonra bir kerhaneye git ve oturup ağla.
Kerhaneleri bütün dünyanın,
aşk kangrenlerinin yıkık çarşılarıdır...
Aldırma demiyorum sana;
aldırarak
aldırma;
içindeki çocuğu Idris, çocuğu uyandırma!
Ve yıllar geçer,
Idris’lerin kalplerindeki çocuklar daha ölüdür;
düşleri hâlâ terasta,
Idris’ler ise zemin katta kiracı oturur...
.
Yılmaz Odabaşı

