LIVE
🏛️ LEGEND Barbie Run record held by &SILA for 17 years — unbeaten!
🏛️ LEGEND Candy Christmas record held by bukettttt for 14 years — unbeaten!
user arinberk commented: Gems “Çok eğlenceli! 🔥”
user bidibidi New Record! Tek Tek Balona
bidibidiAI user
gulen gülen joined the legends!
bidibidiAI user
gulen gülen joined the legends!
user arinberk New Record! Burgerman
game NEW GAME: Knowledge Cube
game NEW GAME: Ancient Gods
game NEW GAME: History of Empires

köprü....

started by cr@zy 24 December 2008 17-year-old topic 6 Replies 2.790
Bir zamanlar, birbirine bitişik iki çiftlikte yaşayan iki erkek kardeş vardı. Günlerden birgün bu iki kardeş arasında bir anlaşmazlık başgösterdi. Iki kardeş arasında o zamana değin ilk kez görülen bu anlaşmazlık, giderek büyüdü ve kardeşler arasında ayrılığa neden oldu. Iki kardeş, birbirlerine yalnızca küsmekle kalmadılar, yıllardır ortaklaşa kullandıkları tarım makinelerine değin sahip oldukları tüm araç gereçlerini ve mal varlıklarını da ayırdılar. Küçük bir yanlış anlama sonucu başlayan anlaşmazlığı izleyen ayrılık, giderek büyüyen bir uçuruma dönüştü ve en sonunda yerini, karşılıklı kullanılan hoş olmayan sözlere bıraktı. Bunun arkasından da beklenenler oldu ve kardeşler arasında önce şiddetli bir kavga, sonra da ürkütücü bir sessizlik yaşanmaya başladı.

Bir sabah, bu iki kardeşten büyüğünün kapısına bir usta geldi. Elinde büyük bir marangoz çantası vardı. Evsahibinden geçici bir iş istedi:

"Yapılacak ufak tefek bir işiniz varsa, size yardımcı olmak isterim" dedi. "Elimden hemen her iş gelir. Birkaç gün çalışırım, işi bitiririm."

Büyük kardeşin aklına o an bir "iş" geldi.

"Evet, sana göre bir işim var" dedi ve küçük kardeşinin çiftliğini işaret etti:

"Şu derenin karşısındaki çiftlik, komşumundur. Daha doğrusu, benim küçük kardeşime aittir o çiftlik. Geçen haftaya dek benim çiftliğimle onun çiftliği arasında bir otlak vardı. Sonra o, buldozeriyle oraya ırmak bendi yaptı ve şimdi aramızda, otlak yerine, çiftliklerimizi birbirinden ayıran bir dere var."

Iş isteyen adam, büyük kardeşin söylediklerini dikkatle dinledikten sonra sordu:

"Benden ne yapmamı istiyorsunuz?" dedi.

Büyük kardeş önce kuşkusunu, sonra da kararını açıkladı:

"Kardeşim bunu, bana acı vermek için yapmış olabilir" dedi. "Fakat şimdi ben, onun yaptığından daha büyük bir şey yapacağım."

Bunları söyledikten sonra adamı aldı, ahırların olduğu yere götürdü ve duvarın dibinde yığılı duran kütükleri gösterdi:

"Senden, bu kütükleri kullanarak, iki çiftlik arasında üç metre yükseklikte bir çit yapmanı istiyorum" dedi. "Kaç gün çalışırsan çalış, nasıl yaparsan yap ama bana öyle bir çit yap ki, gözlerim kardeşimin çiftliğini artık görmek zorunda kalmasın."

Iş arayan usta, başını salladı:

"Sanırım durumu anladım, efendim" dedi. "Şimdi bana çivilerin, kazma küreğin yerini gösterin ki hemen işime başlayayım."

Büyük kardeş ustaya kazma, küreğin ve çivilerin olduğu yeri gösterdikten sonra, alışveriş yapmak için kasabaya gitti.

Usta ise, tüm gün boyunca ölçerek, keserek, çivileyerek sıkı bir biçimde çalışmaya koyuldu.

Akşam güneş batarken o işini bitirmiş, çiftlik sahibi büyük kardeş ise alışverişini tamamlamış, kasabadan dönüyordu. Çiftliğe gelir gelmez ustanın yaptıklarına baktı ve şaşkınlıktan gözleri, yuvalarından fırlayacakmış gibi açıldı. Karşısında, yapılmasını istediği çit yoktu ama, derenin bir yakasından öteki yakasına uzanan görkemli bir köprü vardı.

Biri kendi çiftliğinin toprağına, öteki küçük kardeşinin çiftliğinin toprağına oturtulmuş sağlam iki ayak üzerinde, yanlarındaki korkuluklarına varıncaya dek tüm ayrıntılarıyla yapılmış ve tam anlamıyla "usta işi" denilecek kusursuzlukta bir köprü uzanıyordu.

Büyük kardeş, hâlâ geçmeyen şaşkınlığıyla bu köprüyü seyrederken, karşıdan birinin geldiğini gördü. Dikkatle baktığında gelen kişinin, komşusu, yani küçük kardeşi olduğunu anladı.

Kardeşi, kollarını iki yana açmış olarak köprünün karşı ucundan kendisine doğru yürüyordu.

"Benim sana karşı yaptığım bunca haksızlığa ve söylediğim bunca kötü sözlere karşın sen, bu köprüyü yaptırarak ne denli iyi ve ne denli büyük bir insan olduğunu gösterdin" dedi ağabeyine. "Şimdi bir büyüklük daha yap ve sen de kollarını açarak bana gel..."

Köprünün iki ucundan ortaya doğru yürüyen kardeşler, köprünün ortasında bir araya geldiler ve özlemle kucaklaştılar.

Büyük kardeş bir ara arkasına baktığında, çantasını toplayıp, oradan ayrılmakta olan ustayı gördü.

"Gitme, dur, bekle" diye seslendi ona. "Sana yaptıracağım birkaç iş daha var, çiftliğimde..."

Usta gülümsedi:

"Ben buradaki işimi tamamladım, gitmem gerek" dedi ve ekledi:

"Yapmam gereken daha birçok köprü var."

her okuduğumda köprü ustasına hayranlığımı

artıran bi hikaye bu, paylaşım için çok teşekkürler

cr@zy şimdi gitmem gerek"

"Yapmam gereken daha birçok köprü var." :D
evet gercekten cok güzel bi hikaye okuduğum zaman bende cok etkilendim
bende bi köprü yapıcam sana fifi den uzaklaştırma köprüsü :bidibidi_msn5:

yakındır zaten, senin köprü tarafımdan bitirildi :lol2: :lol2:

ama 2. bi köprüye hayır demem, fifi'yi fizana yollasak :bidibidi_msn5: :bidibidi_msn5:
denizindibi wrote:

ama 2. bi köprüye hayır demem, fifi'yi fizana yollasak :bidibidi_msn5: :bidibidi_msn5:


o fizandanda geri gelir yaa ben korktum ondan ve cok sinir oldum bugün yanında calışıyo gibi strese giriyom hee :bidibidi_msn35:

aman yaa ağzından yel alsın,

fifi'nin yanında çalışmak mı,

biz buna kölelik diyoruz :roll:
ilk defa okuduğum bi hikayeydi crazy uzun zamandır yeni bir hikaye okumamıştım sağol çok güzeldi...
This topic was opened 17 years ago. Replying will be possible soon.