Ümit Yaşar Oğuzcan

Ümit Yaşar Oğuzcan

Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri , Hayatı , Eserleri...

Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri

50 yaş şiiri Adak Ağıt Ayrılanlar için Affet beni dünya Anılarda yaşarken Arayış Aşk heykeli Aşk mıydı o? Aşk şairi Aşka dönüş Aşktı o!!! Ayrılırken Bana bir şarkı söyle Bekleyenler için Ben seni sevdim mi? Beni unutma Benim korkum ölüm değil Beşinci mektup Beyaz güvercin Bildiğim bir şarkı var Bilir misin? Bir ayrılık gününde Bir çıkmaz sokakta Bir gece ansızın gelebilirim Bir gün anlarsın Bir gün kapına gelsem Bir gün seni sevdiğimi anlarsın Bir gün Bir yalandır sevmek Bir yerde ölüm güzel oluyor Bitmeyen sarhoşluk Bırakma beni çıkmaz sokak çok geç çok sevmek Değer mi? Deliler Derinlerde Diyebilseydim Dost koşması Dostlar seni unutur mu? Düşle gerçek arasında Erkekler de ağlar Flört Galata kulesi Gel beraber ağlayalım Gerçekten sevmek Giden bir ömre gazel Giden gençliğe gazel Gidene Gidişin Gözlerde sevişmek Gözlerim gözlerinde Güllerin ağladığı saat Gün batımı Hatırla Hatırlama Hatırlar mısın? Her gün seninle Her sabah seninle başlar Hüsamettin incir ağacımı getir Imkansız şeyler Inandık geleceğine,yaşadıksa Insan bir kere ölür Insanoğlu Istanbul ışık ışık Istanbul Işte ben ıslak gül Kanser Karanlık aman vermiyor Kavuşma günü Kekeme Kimbilir Kirli çağ Kum Kurşun yarası Ne demek Ne yapsam neylesem ne söylesem Neden sonra ölüm gelmişse ölümdü o ölüme çağrı ölüme gazel Orhan velinin ardından ötesi yok Otuz beş duvarı Resim Resimler Rıhtımda Sen ağlama Sen aşk nedir bilmezsin Sen orada ben burada Senden öncesi yoktu Seninle ölmek istiyorum Sensiz olmak Sensizliğe sone Serenad Sessizce ölmek Sevdalar böyle başlar Seven bir kadın için sone Sevenler için Sevgi çıkmazı Sevgi şiiri Sevmek şiiristan Siyah mermer işleyenler Son liman Son mektup Söylence Tatlı Tesbih To be or not to be Toprak olmaz bende tenden başkası Tükeniş ümit Umutların bittiği yerde Unutamamak Unutma ki Uzuyor yıllar gibi dakikalar sen yoksan Yabancı Yağmurcu Yalnız kadın Yanan gül Yarınlara açılan pencere Yaşayan ölü Yıkık Yıkılış Yokluğun her dakika ölüm demek gitme kal Yokluğunda içimin karanlığı eksilmez Yüz yıla mahkum Zaman içinde Acılar denizi Belki birgÜn duyarsin diye Ben eylÜl sen hazİran Dost bildiklerim En eski yalnizli?im aŞk benim Imkansiz aŞk Ispanyol meyhanesi Karanli?in gÖzleri Mİlyonkere ayten Mektup ii Sekizinci mektup Sen orada ben burada Seni ariyorum Sevgimin yÜceligini bilesin istiyorum Ümit yaşar oğuzcan kimdir Umitsiz aŞklar icin Unutamiyorum

her sabah seninle başlar


HER SABAH SENINLE BAŞLAR



Önce gözlerin girer odamdan içeri

Sonra ellerin, saçların dudakların

Bir bir hatırlarım

Her sabah senin olan ne varsa

Yüzüm aydınlanır

Şarkılar söylemek gelir içimden

Yakında bir kuş öter

Uzaklarda bir tren sesi

Sonra kornalar, çocuk ağlamaları

Vapur düdükleri

Sesler bir uğultu halinde yükselir büyük şehirlerden

Ve alışılmış bir yaşamaktır çöker omuzlarıma

Sarar benliğimi birden

Büyük, devamlı dalgalar halinde duygularım

Her sabah seninle başlar

Ve ben her sabah

Ta içimde bir ağrı gibi yokluğunu duyarım



Her sabah

Rezil insanlar bekler her köşebaşında beni

Yüzleri, yürekleri kadar kirlidir

Biri gider, biri gelir

Biri gider, biri gelir

Yakamda duygusuz iğrenç elleri

Ve soğuk gözbebekleri gözlerimde

O alışılmış yaşamak ki her sabah

Iğreti bir elbise gibi durur üzerimde

Bir isyandır sarar içimi

Her şeyi üzerimden çıkarıp atasım gelir

Fakat insanlar, insanlar bırakmaz beni

Biri gider, biri gelir



Hep aynı ses, aynı şarkı

Aynı sağır gökyüzü

Dilsiz bir deniz

Kör bir düzen

Hep aynı kör döğüşü

Yalancı yüzler, aptalca bakışlar

O iki yüzlü selamlar

Hep aynı tempoda geçen manasız bir gün

Hep o değişmeyen puslu ikindi üstleri

Ve hep aynı yorgun, zoraki akşamlar

Ya o geceler satılmış, utanç dolu

Büyük avizelerin aydınlattığı sefil yüzlerimiz

Renkli kumaşlar, altın kol düğmeleri

Kristal kadehlerde kral içkiler

O hesaplı dostluklar

Satın alınmış sevgiler



Ben alışılmış şeyleri sevmem, bilirsin

Yaşamaksa dilediğim gibi yaşamalıyım

Sevmekse gönlümce sevmeliyim

Kendi ellerimle yazmalıyım alın yazımı

Ölmekse istediğim anda ölmeliyim

ve yaşıyorsam

Her şey bambaşka olmalı seninle

Alışılmış şeylerden öte

Yalanlardan, düzenlerden uzak

Yeter, yeter artık

Dönmesin o eski plak

Her şey gölümüzce olsun

Bulsun

Dilediği zaman ellerim ellerini

Paylaşalım seninle bütün geceleri

Sabahları, akşam üzerlerini

Görülmemişi görelim, tadılmamışı tadalım

Şarkılar söyleyelim kimsenin bilmediği

Yüzüm her zaman aydınlık olsun aydınlığında

Her zaman sevgiyle gülsün gözlerimin içi

Yeter artık, yeter

Kırılsın o çemberler

Sarsın her yanımızı bir yaşama sevinci

Ayrılıklar, kederler, gözyaşları bitsin

Bütün bir ömür boyunca

Seninle başlayan sabahlarım

Seninle sürüp gitsin.