VAKIA SURESI

Kur'an-ı Kerim'de bulunan ayetler ve sûrelerin okunuşu yazılışı ve mealleriyle paylaşım yeri.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
betül_42
Ilk Üye
Ilk Üye
Mesajlar: 2908
Kayıt: 03 Haz 2006, 04:01
Elindeki Nakit: Kilitli
Konum: Mevlana diyarı konya

VAKIA SURESI

Mesaj gönderen betül_42 » 27 Ara 2008, 16:40

Vakıa Suresi
Mekke döneminde inmiştir. 96 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen "el-vâkı'a" kelimesinden almıştır. Vâkı'a, gerçekleşen, meydana gelen olay demektir. Burada kıyameti ifade etmektedir. Sûrede başlıca, kıyametin kopmasından önceki ve sonraki dehşetli haller ve insanların amellerine göre içinde yer alacağı gruplar konu edilmektedir.


Bismillâhir Rahmânir Rahîm
1. o vakıa (kıyamet) bir koptu mu,

2. onun oluşuna yalan diyen dil olmaz.

3. Indirir, bindirir.

4. Yer şiddetle sarsıldığı.

5. dağlar serpildikçe serpildiği,

6. hepsi dağılıp toz duman haline geldiği,

7. siz de üç sınıf olduğunuz zaman,

8. ki, sağda sağın adamları, ne mutludur onlar!

9. Solda solun adamları, ne mutsuzdur onlar!

10. önde, en öne geçenler, işte o ileride olanlar!

11. Naim cennetlerinde (Allah'a) yakın olanlardır.

12. Nimet cennetlerindedirler.

13. Çoğu öncekilerden,

14. biraz da sonrakilerden,

15. cevherlerle işlenmiş tahtlar üstünde,

16. karşı karşıya kurulmuşlar.

17. Etraflarında taze kalan küpeli genç hizmetçiler dolaşırlar.

18. Main'den doldurulmuş küpler, ibrikler ve kadehlere,

19. bu içkiden ne başları ağrıtılır ne de içtiklerini tüketirler.

20. Meyve beğendiklerinden,

21. kuş eti istediklerinden,

22. iri gözlü huriler,

23. saklı inciler gibi,

24. işledikleri amellere mükafat için.

25. Orada ne boş bir laf işitirler, ne de günaha sokan bir söz.

26. Tek işittikleri söz: "Selam, selam!"

27. Sağın adamları ise, ne sağın adamları!

28. Dalbastı kirazlar,

29. salkım muzlar içinde,

30. uzamış bir gölge,

31. F?n sular,

32. bir çok meyve,

33. (ki) bunlar ne eksilir, ne de yasaklanırlar,

34. yüksek döşekler (üstündedirler).

35. Biz onları yeniden inşa etmişizdir,

36. onları bakire kılmışızdır,

37. kocalarını çok seven aynı yaşta,

38. sağın adamları için.

39. Bir çoğu önceki (ümmet)lerden,

40. bir çoğu da sonrakilerdendir.

41. Solun adamları ise, ne solun adamları!

42. Içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,

43. kapkara boğucu dumandan bir gölge,

44. ne serin, ne de rahatlatıcı!

45. Çünkü onlar bundan önce varlık içinde keyiflerine düşkün şımarık müsriflerdi.

46. Büyük günahda ısrar ediyorlardı;

47. ve diyorlardı ki: "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, gerçekten biz mi bir daha diriltileceğiz?

48. önceki atalarımız da mı?

49. De ki: "Muhakkak. öncekilerin ve sonrakilerin tümü,

50. belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır!

51. Sonra siz, ey sapık inkarcılar,

52. mutlaka bir ağaçtan, zakkumdan yersiniz,

53. karınlarınızı onunla doldurursunuz,

54. üstüne de kaynar su içersiniz,

55. susuzluk illetine tutulmuş kanmak bilmeyen develerin içişi gibi içersiniz.

56. Işte ceza gününde onların konuklukları (ağırlanışları) böyledir!

57. Sizi Biz yarattık, hala tasdik etmeyecek misiniz?

58. Şimdi gördünüz mü o döktüğünüz maniyi?

59. Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz?

60. Aranızda ölümü Biz takdir ettik ve Bizim önümüze geçilmez.

61. Kılıklarınızı değiştirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışta var etmek üzereyiz.

62. Muhakkak ilk yaratılışı biliyorsunuz. O halde düşünsenize!

63. Şimdi gördünüz mü o ektiğiniz tohumu?

64. Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz?

65. Dilesek onları elbette bir çöpe çevirirdik de ağzınızda şöyle geveler dururdunuz:

66. "Muhakkak biz çok ziyandayız.

67. doğrusu büsbütün mahrum olduk!"

68. şimdi gördünüz mü o içtiğiniz suyu?

69. Buluttan onu siz mi indiriyordunuz. yoksa Biz miyiz indiren?

70. Dileseydik onu acı bir çorak yapardık. O halde şükretseniz ya!

71. Bir de o çaktığınız ateşi gördünüz mü?

72. Onun ağacını siz mi inşa ettiniz, yoksa Biz miyiz inşa eden?

73. Biz onu hem bir ihtar, hem de alandaki muhtaçlara (çöl yolcularına) faydalı kıldık

74. O halde Rabbini o büyük adıyla tesbih et!

75. Artık yok, yıldızların yerlerine yemin ederim;

76. bilseniz o, gerçekten çok büyük bir yemindir.

77. Ki bu, hakikaten çok değerli bir Kur'an'dır.

78. Korunan bir Kitapta;

79. ona tertemiz temizlenmiş olanlardan başkası el süremez;

80. Alemlerin Rabbi tarafından indirilmedir!

81. Şimdi bu kelama siz yağ mı süreceksiniz?

82. Ve rızkınızı tekzibiniz ( nasibinizi yalanlamanızdan ibaret) mi kılacaksınız?

83. O halde can boğaza geldiği vakit,

84. ki o zaman bakar durursunuz,

85. Biz ise ona sizden daha yakınızdır, fakat siz göremezsiniz!

86. Haydi, eğer dine boyun eğmeyecek, ceza çekmeyecek iseniz, çevirsenize o canı geri, iddianızda doğru iseniz!

87. Onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz.

88. Ama o (can çekişen kişi) Allah'a yakın olanlardan ise,

89. (ona) ravh (rahmet, ferahlık, daimi bir hayat), güzel bir rızık ve Naim cennet vardır.

90. Eğer sağın adamlarından ise,

91. artık selam sana, sağın adamlarından.

92. Ama o yalanlayan sapıklardan ise,

93. muhakkak konukluğu kaynar su

94. ve yaslanacağı cehennemdir!

95. Kesin gerçek budur işte!

96. Haydi Rabbini büyük ismiyle tesbih et!


Cevapla

“Ayetler - Sureler” sayfasına dön