Tarihte Bugün

Bidibidi Oyun

  • Flash Oyun Galerisi »

    Bu Kategorideki Oyunlar Hem Yetenek Hem Beceri Hem de Şans İster.

Bilimin Açıklayamadığı 13 Gözlem

Uzaydan gelen mesajlar. Ilaç özelliği olan su. Bir metal parçasından elde edilen sınırsız enerji. Güneş sisteminin kenarındaki devasa cisim. Bütün bu gerçek dışı görünen olaylar bilimsel birer gözlem ama açıklaması yok...

1) PLASEBO ETKISI
Plasebo etkisinin gücünü anlamak için şu deneyi evde bile gerçekleştirilebilirsiniz. Günde birkaç kez, birkaç gün boyunca birinin canını yakın. Deneyin son gününe kadar ağrıyı morfin ile kontrol altına alın. Bu son gün morfin yerine tuzlu su kullanın. Sonuçta tuzlu suyun ağrıyı azalttığını göreceksiniz.

Buna plasebo etkisi denir. Nasıl olduğu bilinmemekle birlikte bu etki çok güçlü olabiliyor. Söz konusu deneyi Italya'da Turin Üniversitesi'nden Fabrizio Benedetti yürüttü. Benedetti, son yaptığı deneyde, son gün tuzlu suya morfinin etkisini bloke eden "nalokson" kattı. Ilginç olan tuzlu suyun ağrı kesici özelliğinin yok olmasıydı.

Bütün bunların anlamı nedir? Doktorlar plasebo etkisinin onlarca yıldır farkında. Ve nalokson katkılı sonuç, plasebo etkisinin bir şekilde biyokimyasal bir özelliği olduğunu gösteriyor.

Bu deneyden elde ettiği sonuçlardan destek alan Benedetti, Parkinson hastalarında plasebo etkisini araştırdı. Tuzlu suyun plasebo etkisinin hastalarda titreme ve kas sertliğini azalttığını gören (Nature Neuroscience, vol 7, p 587) Benedetti ve ekibi, hastalara tuzlu su verirken beyinlerindeki nöronların faaliyetlerini ölçtü. Deneyde "sub-thalamik çekirdek"teki nöronların tuzlu su verildikçe daha az tetiklendiği anlaşıldı. Bu şekilde hastalığın semptomları düzelirken nöron faaliyetleri de azalıyordu.

Benedetti bu deneyden elde edilen sonuçları şöyle değerlendiriyor: "Burada neler olup bitiğini öğrenmek zorundayız. Ancak bir şey kesin: Beklentiler ve terapötik sonuçlar arasındaki ilişki, beyin-beden etkileşimini anlamak için mükemmel bir model oluşturuyor. Şimdi bilim adamları plasebo etkisinin nerede ve ne zaman devreye girdiğini anlamaya çalışıyor. Hastalıklar farklı da olsa altta yatan mekanizma aynı olabilir. Ancak bu şu anda bilmiyoruz"


2) UFUK PROBLEMI
Evren anlaşılmaz bir şekilde tekdüzedir. Görülür evrenin bir ucundan diğerine, uzayı bütünü olarak incelerseniz, kozmosu dolduran mikrodalga geri plan radyasyonunun sıcaklığının her yerde aynı olduğunu görürsünüz. Bu ilk bakışta şaşırtıcı gelmeyebilir; ancak bir uçtan diğer uca mesafenin 28 milyar ışık yılı olduğu ve evrenin 14 milyar yaşında olduğu düşünülürse, bu sonucun ne denli anormal olduğu ortaya çıkar.

Hiçbir şey ışık hızından daha hızlı değildir. Dolayısıyla ısı radyasyonunun, big bang sırasında ortaya çıkan soğuk ve sıcak noktalar arasındaki farklılığı eşitlemek için iki ufuk arasında yol alması mümkün görünmüyor. Bu "ufuk problemi" kozmologların başını ağrıtan en önemli problemlerden biri. Bu yüzden "enflasyon- genişleme" gibi akıl sınırlarının dışına taşan açıklamalarla problemi çözmeye çabalıyorlar.

Ufuk problemini çözmek için big-bang'den hemen sonra evrenin aşırı bir hızla genişlediğini varsayabilirsiniz. Cambridge Üniversitesi'nden astronom Martin Rees , "Enflasyonun bir açıklama olarak kabul edilebilmesi için, gerçekten meydana gelmiş olması gerekir" diyor.

Dolayısıyla enflasyon bir gizemi çözerken bir başkasının oluşumuna zemin hazırlıyor. Işık hızındaki farklılıklar da ufuk sorununu çözebilir. Ancak "Niçin" diye sorulduğunda bu açıklama çok yetersiz kalıyor. Sonuçta geri plan radyasyonunun tekdüze sıcaklığı bir anormallik olarak açıklama bekliyor.


3) AŞIRI-ENERJIK KOZMIK IŞINLAR
10 yıldan daha uzun bir zamandır Japonya'daki fizikçiler varolması mümkün olmayan kozmik ışınları gözlüyorlar. Kozmik ışınlar, evrende ışık hızına yakın bir hızda yol alan parçacıklardır *çoğunlukla proton, fakat bazen de ağır atom çekirdeği şeklinde- . Dünya'da tespit edilen bazı kozmik ışınlar, süpernova gibi şiddetli olaylar sırasında üretilir -hâlâ en yüksek- enerji parçacıklarının kökeni bilinmiyor- ve bunlar doğada görülen en enerjik parçacıklardır. Ancak gerçek gizem bu değildir.

Kozmik ışın parçacıkları uzayda yol alırken, evreni dolduran düşük enerjili fotonlarla çarpışarak enerjilerini yitirirler. Einstein'ın özel görelilik kuramına göre bizim galaksimizin dışındaki bir kaynaktan çıkıp Dünya'ya gelen kozmik ışınlar, o kadar fazla sayıda enerji azaltıcı çarpışmaya maruz kalır ki, bunların maksimum olası enerjisi 5 x 10 19 elektronvolta çıkar. Buna Greisen-Zatsepin-Kuzmin sınırı adı verilir.

Ne var ki son 10 yılda, Tokyo Üniversitesi'nden Akeno Giant Air Shower Array adı verilen 111 parçacık dedektörü

=Web - Logo - Tema Tasarımı =
Bidibidi 2006/6 - 2017 ©
(Kurucu : BidiBidi © , Kurulum : BidiBidi PreMod v.10.1 - SRV2017)

Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası | İletişim
Bidibidi Technologies

Bidibidi