BidiBidi Bilgi Bankası
BidiBidi Anasayfa
Flash Oyun Galerisi
Resim Galerisi
BIDIBIDI
Forum Ana Sayfa  
İl İl Türkiye Tanıtımları  
BidiBidi Yemek Tarifleri
Yaprak Dökümü
İnsan Nasıl Ölür?
İhaneti Gördüm
Einstein'a Bir De Bu Kapıdan Bakın
Bunları Da Okuyabilirsiniz ;
En Yeni Bilgiler
* Erkek beyni gereksiz bilgiler deposu!
* Renklerin anlamları ....
* 2008 Öss Soru ve Cevapları
* Q Klavye On Parmak Yazım Kuralları
* BAZEN CEVAPLAR BEKLEDİĞİN YERİN DIŞINDADIR
* Hıdırellez Bayramı
* Genler ve biz
* Dünyanın En Gereksiz 20 Aleti
* DÜNYADAKİ 'EN'LER...
* Dünya atasözlerinden bazıları..
En Çok Okunanlar
* Osmanlıda İlk Nüfus Sayımı II. Mahmut Zamanında Yapılmıştır
* Bazı Ülkeler Hakkında Kısa Bilgiler...
* Neden ANKARA Başkent Olmuş....
* Türk Tiyatrosu Hakkında Bilgiler
* Dogum Gününüzün Gizemini Ögrenmek İstermısınız?
* Tarihte Türk Adıyla Kurulan ilk Devlet Göktürkler
* Güller ve Anlamları
* Ülkelerin Başkentleri
* Sündüs Yaylası;ndaki PKK Katliamı
* İlk Teleskopu Hans Lippershey Yaptı.

Her Şeyin İLKİ Vardır
* Türk Basınındaki İlk Şantajcımız (Malumatçı Baba Tahir)
* İlk Lokomatif ve İlk Buharlı Otomobil
* İlk Türk Köy Romanı, Karabibik
* Tarihte Bilinen ilk Büyük ve Düzenli Orduyu Akadlar Kurmuştur.
* Türkiyedeki ilk Sinema Pathe Sineması
* Musevilik'i Resmi Din Olarak Kabul Eden ilk Türk Devleti Hazarlar
* Tarihte Bilinen ilk Fotoğraf
* İlk Türk destanı Alper Tunga Destanı
* Tarihte Türk Adıyla Kurulan ilk Devlet Göktürkler
* Osmanlının İlk Bütçesini Tarhuncu Ahmet Paşa Düzenledi


Bilgi Bankamıza Anlık Ulaşın ;

Bilgi Bankasından Son Bilgiler Tüm Sitelerde

Rss Yahoo
Bilgi Bankasından Son Bilgiler Tüm Sitelerde

Einstein'a-Bir-De-Bu-Kapıdan-Bakın / Paylaşım : sTRaLiS

Bu Bilgiyi YAZDIR!!!


Einstein, Almanya’nın Baden Wurttenberg şehrinde doğar... (1879) Babası kendi halinde tıkırdayıp duran ama bir türlü parayı bulamayan bir mühendis, annesi ise kemanı bırakıp, pianoya oturan, yaylısından vurmalısına sazların alayını çalan, lâkin şöhreti yakalayamayan bir müzik hastasıdır. Albert evde muhatap bulamadığından olacak ancak 4 yaşında konuşmaya başlar. Okulu tırnağı kadar sevemez, dersleri hepten boşlar. Çekilir köşesine, bol bol hâyâl kurar. Tabiri caizse fazla uçar, ışık demetlerine filan binmeye kalkar...
Albert iletişim özürlüdür ama kendine çok soru sorar. Günlerce çiçek böcek peşinde koşar, işine yarasın yaramasın bilgiye dönük bir şeyler arar. Hatta bir keresinde Milano’dan girer, Cenova’dan çıkar, 160 km. yolu ne zaman kat ettiğini anlayamaz. Sonra eline geçen aletlerin mutlaka içini açar, pusulaları dağıtır, saatleri bozar. Bir ara Öklit geometrisinin büyüsüne kapılır, çizer çözer, çizer, çözer gün boyu masadan kalkamaz.
Aslında araştırıcı yetiştiren Zürih Politeknik Okulu tam ona göredir ama diploması yetmediği için imtihana alınmaz. Delikanlı bu okula girmeyi kafasına koyar ve Aarau’daki Cimnazyum’da okumaya başlar. Eh bu arada çamdan çime çok şey görme fırsatı bulduğu için İsviçre’ye hoşça bakar.

Anlaşılmaz teoremler...
Albert’e göre bir insanın bilgiye ulaşmak için yüksek okula gitmesi gereksizdir, meraklısı bunları kitaplardan da öğrenebilir. Yüksek okul dediğin kitaplardan öğrenilemeyecek şeylere kapı aralamalı, açıkçası zekayı sivriltmeli, zihni bileylemelidir.
Neyse uğraşır didinir neticede Politeknik Okul’una kapağı atar, lâkin hocaları onu anlayamazlar. Einstein mezun olunca, çorba derdine düşer. Önce yedek öğretmen olarak çalışır, sonra patent dairesinde işe başlar. Bu arada Mileva Mariç adlı bir fizikçiyle evlenir, iki oğlu olur. Einstein devinbilim ve ısıldinamik üzerine çok kafa yorar, ancak fen yobazları “e eşittir em ce kare” formulüne önce karşı çıkar, sonra methiye düzmek için yarışırlar.
Einstein’in 1916’da yayımladığı “Görelilik Kuramı” ilim dünyasında bomba gibi patlar, 1921’de “Fotoelektrik etki ve Kuramsal fizik” üzerine yaptığı çalışmalarla Nobel Fizik Ödülünü alır. Yeri gelmişken söyliyelim “görelilik” denilen şey zaman ve madde adacıklarının bulunduğu noktalarda uzayın eğriselleşmesi (anlayamadım ki anlatabilsem) kaidesidir.

Ahmet ağa ABD yolunda
Einstein dünya çapında bir üne de kavuşsa bir Yahudidir ve Nazi Almanya’sında yapamaz. Baskılar artınca pılısını pırtısını toplar Belçika’ya kaçar. Mâlum, Yahudiler ne zaman sıkışsalar Osmanlı mülküne sığınırlar. Einstein de İstanbul’a gelmeyi düşünür, hatta Dışişleri çalışanları “Ahmet Tektaş” adına bir pasaport çıkarıp eline sıkıştırırlar. Ancak o bilimsel altyapısı olan ABD’yi tercih eder, kendince doğrusunu yapar. Haklarını yemeyelim Amerikalılar ne isterse verir ve ondan çok şey umarlar.
Einstein, diğer bilim adamlarının aksine fizik üstü konulara çok meraklıdır. Mesela “Zihinsel Radyo” ve “altıncı his” olaylarına çok takar. Hatta, insanların telepatik yollarla iletişim kurabileceklerine inanır. Zaman ve mekân üzerine enteresan şeyler söyler, mesela ışık hızıyla ilerliyebilen bir uzay gemisinde seyahat edenlerin, çocuklarından genç kalacağını iddia eder.
Einstein sanıldığının aksine kararsızdır, sık sık kuramlarından cayar. Çok şey söyler ama pek azını ispatlar. Bir kısmının da yanlış olduğu ortaya çıkar. Elbette boş atıp, dolu tutturmak gibi bir maksadı yoktur ama ıskalamaktan yorulmaz. Mesela gravitasyon, elektrik, manyetik ve nükleer gücü tek formül altında toplayabileceğini sanır ama başaramaz. Einstein’in matematikle arası yoktur, belki de bu yüzden derdini anlatamaz.

Fizik üstü az felsefe
İşin doğrusu Einstein fizik üzerine felsefe yapar ve diğer filozoflar gibi sıkça bocalar. Her ne kadar kuvantum mevzuunda Heisenberg’in kafasını karıştırsa da laf gevelemekten hoşlanmaz, koskoca doktora tezi bile birkaç sayfayı aşmaz. Eğer “daha güvenli bir buzdolabı motoru”nu da saymazsanız hayatı kolaylaştıran hiçbir pratik çalışma içinde bulunmaz. Sürekli girift konularla uğraştığı için basit hadiseleri kavrayamaz. Einstein’in laboratuvarında ayaklarına dolanan bir kedisi ile yerinde duramayan bir köpeği vardır. Hayvanlar elbette çok sıkılır ve ikide bir eşiği tırmalarlar. Einstein kalkıp onlara kapıyı açar ama masasına dönünce konuyu toparlayamaz. Bu yüzden kapının altında köpeği için irice, kedisi için minikçe bir delik açtırmayı planlar. Çağırdığı marangoz çırağı “büyüğünü açalım yeter” der, “buradan ikisi de işler.” Einstein böylesine pratik bir çare b

(Eğer Bu Bilginin Eksik Kaldığını Düşünüyorsanız Mesajın Orjinali İçin Tıklayınız... )
[Bu Konuya Yorum Yapın] [Paylaşımcıya Teşekkür Edin] Bu Bilgiyi Yazdırın!!!

Tarihte Bugün Yaşanan Olaylar Bidi Bidi.Com Ücretsiz Hizmetidir. Sitenize Eklemek İçin TIKLAYINIZ.
BidiBidi Flash Oyun Galerisi , Sizin İçin Seçtiğimiz 10 Oyun ve REKOR SAHİPLERİ
Ne Kadar Uzağa

ApaCHe
Doktor Civanım 2

&SILA
Var Mısın Yok Musun Oyunu 2

fenerbey
Böcük Amira

şimşek
Vergi Memuru Dövmece

DELGADO_BOBO
Altın Yüzükler Nerede

ApaCHe
Büyük Balık Küçük Balığı Yer

ApaCHe
Carebears

ŞİMŞEK
Çemberlerden Kaçmaca

ApaCHe
Neli İçersin ?

&SILA

[Genel Uyarılar]   [Kaynaklar]   [İletişim]   [Reklam]
[BidiBidi Ana Sayfası]   [BidiBidi Forum Sayfası]   [BidiBidi Resim Galerisi]   [BidiBidi Flash Oyun Galerisi]
[BidiBidi İL İL - Bölge Bölge TÜRKiYE]   [BidiBidi Yemek Tarifleri]   [Tarihte Bugün Sitesi]

(Bu sayfa Özel Kodlamalarımızla Oluşturulmuştur, Tüm Hakkı Saklıdır !)
ip Numaranız : 38.103.63.17
20 Temmuz 2008


Web - Logo - Tema Tasarımı ; BidiBidi Design 2008 ©